Keman
Keman Nedir
Ekleyen : admin Okunma : 1101
Ekl.: 06-02-2014 Gün.: 14-02-2014

Bu Yazıda Neler Var

  • TARİHTE KEMANIN YERİ
  • TÜRK MÛSİKİSİNDE KEMANIN YERİ
  • KEMANIN ÖZELLİKLERİ
  • KEMANIN AKORT SİSTEMİ
  • İlgili Yazılar

    01 | Kemençe
    02 | Bendir
    03 | Def
    04 | Lavta
    05 | Keman
    06 | Kudüm
    07 | Tanbur
    08 | Mahzar
    09 | Santur
    10 | Rebab
    11 | Keman Grubuna Ne Denir

    Sponsorlu Bağlantılar

    Keman dört telli yaylı bir çalgıdır. Viyola ve viyolonsel'in de bulunduğu violin ailesinin en küçük ve en yüksek tondan çalan üyesidir. Keman çalan müzisyenlere kemancı denir. Bu terim aynı zamanda bu enstrümanı yapan ve onaran kişiler için de kullanılır.
     
    Keman ilk olarak 16. yüzyılda kuzey italya'da ortaya çıktı. İlk keman yapımcılarının rebec, rönesans kemanı ve lira da braccio adlı enstrümanlardan esinlendikleri sanılmaktadır. Enstrümanın akort edilişi dahil olmak üzere hakkında bilgi veren bilinen en eski metin, 1556 yılında lyon'da jambe de fer tarafından yazılmıştır; bu dönemde keman avrupa'da yayıldı.
     

    TARİHTE KEMANIN YERİ

    Keman'ın ilk kez nerede yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte ortaçağda İngiltere'de Fiddle Almanya'da Fiedel İtalya'da Lira da Braci Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman'ın atası sayılır. Lavignac Keman'ın Türklerin Kemençe'i guz (Oğuz Kemençesinden)alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab'ından geliştirildiği öne sürülmüştür . 16.ve 17. yüzyıldaki Keman yapım ustaları Nicolo Amati Paolo Maggini Giuseppe Guarneru Antonio Stradivarius Keman'a son şeklini vermişlerdir . Keman asıl biçimi korumakla birlikte 19. yüzyılda bazı değişikliklere uğradı . Çağdaş Kemanda gövde ve sap daha uzun köprü daha yüksektir . Keman'a orkestrada ilk olarak 1565 te St.Riggo ve Corteccia'nın eserlerinde yer verilmiştir . Sonraki yıllarda orkestradaki görevlerinden dolayı 1. ve 2. Keman olarak adlandırılmış orkestradaki sayıları çoğaltılmıştır.
     

    TÜRK MÛSİKİSİNDE KEMANIN YERİ

    Keman'ın Türk ülkesine ne zaman geldiği kesin olarak bilinmiyor. İstanbul ve Trabzon gibi Lâtin ülkeleri ile sıkı ilişkiler bulunan şehirlerde çok eskiden beri Keman'ın en eski örneklerinin bulunduğu ileri sürülmüştür. Kanuni Sultan Süleyman 'ın sadrazamlarından Makbul İbrahim Paşa'nın gençliğinde padişahın şehzadesi olarak Manisa'da bulunduğu yıllarda Keman çaldığı biliniyor. Yine bu yüzyılda yaygınlık kazanmış bir saz olarak klâsik mûsikîmize girememiş olmakla birlikte halk arasında çok tutuluyor ve koltuk meyhanelerinde çalınıyordu. Keman'ı üst düzey sınıf arasına sokan kişinin Sultan 1.Mahmud dönemi sanatkârlarından olan Corci olduğu ileri sürülür. Keman'dan önce mûsikîmizin yegâne sazı Rebab idi .O yıllarda Keman'a "Viola d'Amore" deniyordu ki bu sazın benzeri yakın zamanlara kadar kullanılmış olan Sine Kemanı'dır. Kemani Corci'ye kadar bütün kaynaklarda eski Türk Kemanını çalanların Türk olduğu halde 18.yüzyıldan daha doğrusu Corci'den sonra Türk olmayan kimseler Batı Kemanını çalmağa heves etmiş ve pek çok ünlü isim otaya çıkmıştır. Hiç şüphesiz bu sanatkârlar " Viola d'Amore " nin farklı şekli olan Sine Kemanı'nı çalıyorlardı ; Yedi teli olan Sine Keman'ın sesi biraz boğukça olduğu ve Kemençe sesine benzediği için musikîden anlayanlarca daha çok tercih ediliyordu . 19. yüzyıl başına kadar Keman çalan sanatkârlar Keman'ın her iki türünü de kullanmışlardır. Daha sonra Sine Kemanı unutulmuştur. Son icrakârları Mustafa Sunar ile Nuri Duyguer olmuştur . Batı Keman'ının ülkemize yerleşmesinde Romanyalı Miron'un büyük rolü olmuştur. Ülkemizde Türk Musikîsi ölçüleri içinde çok güçlü icrakârlar yetişmiştir . Bir devreye damgasını vuran bu sanatkârlardan bazıları şunlardır: Kemanî Hızır Ağa Kemanî Rıza Efendi Kemanî Corci Kemanî Kör Sebuh Kemanî Aleksan Ağa Kemanî Memduh Bülbülî Salih Efendi Reşat Erer Nubar Tekyay Sadi Işılay Hakkı Derman Selahattin İnal v.b. Musikî terminolojimizde Keman çalanlara " Kemanî " denir .
     

    KEMANIN ÖZELLİKLERİ

    Keman insanı derinden etkileyen eşsiz güzellikteki sesiyle yaylı çalgılar ailesinin en önemli üyesidir. Sesi öteki çalgılara göre birçok bakımdan insan sesine daha yakındır . Keman çene altı ile omuz arasına sıkıştırılarak tutulur. Sol elin parmakları sap üzerinde bulunan tellere basarak gezinirken sağ elde tutulan yay Keman tellerine sürtülerek çalınır . Gövdenin orta bölümündeki yan girintiler yayın daha kolay hareket etmesini sağlar.35 ile 36 cm arasında değişen bir gövdesi vardır. Küçük ve hafif bir çalgı olmakla birlikte ortalama 84 ayrı parçanın bir araya getirilmesiyle yapılır .Genellikle iki cm .kalınlığında bir çam veya akağaç'tan oyma kalemi ve rende kullanılarak biçime sokulur . Keman'ın bir gövdesi ve buna bağlı bir sapı vardır.Gövde göğüs tahtası ya da tabla denen üst kapak alt kapak ve onları birleştiren yanlık adlı verilen bir kasnaktan oluşur. Tellerin köprü aracılığıyla gövdeye yaptığı basınca direnebilmesi alt ve üst kapaklara hafif bir kavis verilmiştir . Sapın ucundaki burgulara( kulak) sarılarak bağlana teller bir eşikten (köprü) geçerek gövdenin ucundaki kuyruk bölümüne bağlanır . Köprü tellerin titreşimini üst kapağa iletir .Burgu yuvalarına yerleştirilen kulaklar tellerin istenilen ölçüde gerilmesini sağlar . Gövdenin içine boydan boya yerleştirilmiş bas çubuğu ya da bas kirişi denen bir çıta eşiğin tam altında da can direği denilen bir takoz bulunur . Bas çubuğu sesin tınılanmasına can direği de ses titreşimlerinin alt kapağa iletilmesine yardımcı olur . Üst kapak üzerinde " f " biçimindeki iki ses deliği ses titreşimlerinin gövdeden dışarı çıkmasını sağlar . Dış etkilerden korunabilmesi için yapımı tamamlandıktan sonra özel karışımlı bir tutkalla cilalanır cila aynı zamanda Keman'ın ses tınısını belirleyen önemli bir öğedir. Keman yapım ustalarına Luthier denir . Ülkemizde Keman yapım teknikleri çok gelişmiş çeşitli yarışmalarda birincilik alan Luthierlerimiz vardır bunlar : Cafer Açın Mesut Gözalan Yunus Tarhan Mehmet Alkan Nevzat Önder Ayhan Damcıoğlu Ahmet İyidoğan Emin Tilev Bedii Akol v.b.
     

    KEMANIN AKORT SİSTEMİ

    Keman 'ın metalden ya da hayvan bağırsağından yapılmış dört teli vardır . Akort sistemi pest'ten tize doğru : SOL-RE-LA-Mİ olarak düzenlenmiştir. Batı Kemanlarıyla aynı akort sistemine sahip olmasına rağmen Türk Mûsikîsine uygun şekilde isimlendirilmiştir : DO-SOL-RE-LA dır . Bazı icracılar " LA" telini İnce "SOL" düzeniyle kullanmaktadır bu konuda çeşitli fikirler öne sürülmüştür . Eskiden kullanılan ve Avrupa'dan getirilen Kemanların 5 esas 6 (7)ahenk teli olduğu ve aynı telin yine ince "SOL" olarak akord edildiği biliniyor. Bir başka görüş ise Rebab ve Ud gibi çalgıların akorduna benzetmek için böyle hareket edildiğidir. ( "LA" akort Türk Mûsikîsi icralarında çiğ kalmakla birlikte bazı makamlar transpoze edildiğinde icrada zorluklar oluşmaktadır.)


    
    ..:: Online Uyeler ::..
    
    Bi soru sor